Proje Pazarı Anadolu yolları
Tem 26

Alperenle Onur Abi’nin (Onur Günduru) yanındaki staj günlerimizin sonlarına doÄŸru tezi ne konuda yaparız diye kafa patlatıyorduk. GSM üzerine bir ÅŸeylerin hem yaratıcı hem de karlı olduÄŸu konusunda anlaÅŸtık. Tez hocası olarak da Belgin Hocamızı ikna etmeyi baÅŸardık. BaÅŸladık çalışmaya. BaÅŸladık diyorum ama adettendir diye :D Neyse günler birbirini kovalar, biz kör topal ilerlerken bir tez toplantısında hocamız can alıcı soruyu sordu: “GSM operatörleriyle görüştünüz mü, görüşmediyseniz nasıl ulaÅŸmayı düşünüyorsunuz?” İşte o anda Alple benim sistem çöktü, yeniden baÅŸlattık para etmedi. Üzgün ve süzgün olarak hocanın odasından çıkıp sınıfa doÄŸru giderken Cihatla Borayı gördük. AfiÅŸ asıyorlardı, gözümüz takıldı afiÅŸe ana o ne Avea’nın logosu. Bu nedir falan dedik, anlattılar saÄŸolsun, böyle bir yarışma var falan diye. Neyse biz de dedik, biz bu yarışmaya gireriz en azından Avea ile iletiÅŸimi saÄŸlarız. Tez hocamıza konuyu açtı, saÄŸolsun sonuna kadar destekledi, yol gösterdi. Belirtilen gün ve saatte (http://forum.iyte.net/showthread.php?t=19715 - 6 Aralık 2007) tanışma toplantısına katıldık. Bize danışmanlık yapacak MG Danışmanlık’tan Gülsüm Hanım, TOG’dan Seval ve Avea’dan Elif Hanım gelmiÅŸlerdi. Herkes hazırlıklar yaparken biz Alple yine deli cesaretimize sığınarak demin saydığım katılımcıların yanında bitiverdik. Selam, kelamdan sonra bizim süper bir fikrimiz var, kesin kazanırız az bizi bi dinleyin dedik. Kelimenin tam anlamıyla ÅŸok geçirdiler. Dilerseniz sunum hazırladık gösterelim dediler. ÅŸaşırdılar, kesin teknoloji ödülü sizin falan dediler. Biz hemen inanamadık tabii ama Allah söyletti sanırım. Günler günler geçti, hem tez hem de iÅŸ planı hazırlama safhası zorlu geçti. 34 sayfalık iÅŸ planını 4-5 kere tekrar tekrar doldurmak baya yıprattı :)

Sonunda 16 Temmuz 2008 günü 9.00 uçağıyla yola çıktık Alperen, ben. İstanbulda gün, mümtaz, ibrahim ve evrim ile buluştuk otelde. O gün eğitimvari bir çalışma oldu. Eğitimvari diyorum çünkü önceki kazananlar ve kazanamayanlar deneyimlerini paylaştı. Ayrıca kazanırsak sonrasında ne olacak konulu tamamen
duygusal soruların cevaplarını aradık. Eğitim bitti, odalarımıza çekildik ertesi günü karşılaşacağımız jüri üyelerini incelemeye koyulduk.

Yarışma Swiss Otel’de yapılacaktı. Sabahtan Alple kalktık, kahvaltıyı mütakip tezimizin bir kopyasını bastırdık. Artık tüm dökümanlar hazırdı. Takımlarımızı giydik, kağıtlarımızı, afiÅŸleimizi ve bilgisayarlarımızı alıp bizi bekleyen servise atladık. Büyük heyecanla otele ulaÅŸtık standlarımızı hazırladık. Müşteri beklemeye baÅŸladık :D Müşteri dediÄŸimtabii jurilerdi. Hepsi önemli, deÄŸerli insanlardı. Jurilerimiz:

İbrahim Betil, TOG Yönetim Kurulu Başkanı
Cüneyt Türktan, Avea CEO
Baybars Altuntaş, Deulcom International Yönetim Kurulu Başkanı
Ralf Arditti, TOG Yönetim Kurulu Üyesi
Babür Arslan, Travelium Turizm Acentası Yönetim Kurulu Başkanı
Gila Benmayor, Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı
Gülsüm Çıracı, MG Danışmanlık Sahibi ve Proje Eğitmeni
Ferruh Gök, ITO Yönetim Kurulu Üyesi
Yusuf Güvenç, TOG Genel Müdürü
Bülent Hiçsönmez, Google Türkiye Genel Müdürü
Pınar Kaya, Avea Kurumsal İletişim Direktörü
Aslı Kurul, Endeavor Girişimcilik Hizmetleri Müdürü
Ömer Taviloğlu, Mudo Yönetim Kurulu Üyesi

Baybars AltuntaÅŸ, Ferruh Gök ve Babür Arslan ile görüşmemiz sakin ve iyi gitti. Gila Benmayor çok tatlı ve sıcakkanlı tavırlarıyla dinledi bizi. Gülsüm Abla(Çıracı) juriden çok hoca gibi davrandı, saÄŸolasun tiyolar verdi. Ömer TaviloÄŸlu da sıcak davrandı, en son giderken”ne kadar lazım size” diye sordu. Ben “30000 lira lazım ama 15000 e de fit oluruz “dedim. Sanırım sinirlerim o an biraz boÅŸalmıştı. Ömer Bey ÅŸen bir kahkaha atıp, “bu adama dikkat etmek lazım, çok tehlikeli” deyip Günlerin standına geçti. İbrahim Betil ve Yusuf Güvenç beyler geldi ardından onlar pek üzerinde durmadılar projemizin ancak yine de çok dikkatlice dinlediler. Heyecan bitmemiÅŸti esas projemizi anlatmak istediÄŸimiz Avea CEO Cüneyt Bey’in Pınar Hanımla beraber bir anda standımıza geldiÄŸini gördük. Heyecandan elim ayağıma dolaşıyordu. Projemizi anlatmaya baÅŸladık, Alple. Bir yandan Alp, bir yanda ben yaklaşık 7 aydır hazırlandığımız
anda nefes almadan anlatıyorduk. Teknoparka kabul edildiÄŸimizi, çalışmamızın zaten tezimiz olduÄŸunu,  buraya gelerek zaten kazandığımızı, destek almasak bile devam etme azminde olduÄŸumuzu anlattık. Sonunda bazı sorular sordu ve dedi ki “ee sizin ÅŸirketiniz var, belki paranız da vardır, bizden ne bekliyorsunuz”, cevaben biz de “Bizim iyi bir fikrimiz ve sonsuz bir cesaret, sabrımız dışında bir ÅŸeyimiz yok”dedik. Gülümsediler, “tamam, yarışmadan sonra görüşelim” dedi,  Pınar Hanım kartını verdi, yarışmadan sonra görüşelim dediler ve gittiler. Sevinçten havaya uçmamak için zor tuttuk kendimizi :) Ardından Bülent Bey geldi standımıza. Geldi elini uzattı, “Ben Bülent, Google Türkiye’den”. O an dilim tutuldu. Yıllarca arama motoru diye nicesine sarıldığımızı Google kanlı canlı karşımızdaydı :D:D kısa süren tutulmadan sonra yine Alple bastırdık, ama biraz törpüledi kendisi bizi. Biraz moralimiz bozulsa da gülümsemeye devam ettik, ta ki Ralf Arditti beyle görüşene kadar. Kendisi neredeyse tüm standları dolaÅŸmış olmasına raÄŸmen bize gelmemiÅŸti. Biz de dedik ki o gelmezse biz ona gideriz. Kendisi salonun ortasındaki koltuklarda dinlenirken yanına gittik ve heyecanlı heyecanlı anlatmaya baÅŸladık ki. Can alıcı sorularla bizi bir güzel düzeltti, yıprattı. Ama asla vazgeçmeyeceÄŸiz dedik, tamamdır dedi gitti.

Son juri, son darbe yıkıcıydı :( Juri ziyaretleri bitti, juriler toplantıya girdi. Biz de getirilen tabu, wii vs ile takıldık, Alple oteli gezdik. İYTElilerle derin geyiklere girdik. Artık akÅŸam olmuÅŸ, otel içerisindeki Sultan Park’ta ödül töreni hazırlanmıştı. Gittik, İYTEliler olarak bir masa bulduk, çöktük, kaderimizi beklemeye baÅŸladık. Son jürilerden sonra açıkçası umudumuzda ufak da olsa bi zedelenme meydana gelmiÅŸti. Neyse ödül töreninden önce yemekler geldi ama bizim Alple bi kaşık yiyecek halimiz yok. Yemekler geliyor, gidiyor, biz sadece bakıyorduk. Sonunda tören baÅŸladı. Tüm İYTEliler destek hakkı kazanmıştı. Ama bizim ismimiz hala okunmamıştı. Bari sadece destek alsaydık demeye baÅŸladık. Heyecan ve sıkıntı midemizi kemirirken sunucu, “sıra geldi teknoloji özel ödülüne” dedi. O an sanki zaman durdu benim için. Ödül sahibini açıklayacağı zamana kadar geçen süre sanki 1-2 yıl gibiydi. Sunucu “ve ödül izmirin dedi”. O an zaman tekrar akmaya baÅŸladı. Nasıl yerimizden kalktık, sahneye gittik hatırlamıyorum. Sahneden inince ilk iÅŸ aileleri, arkadaÅŸları aramak oldu. O an hayatımızın akışı deÄŸiÅŸmiÅŸti. İdealler için koÅŸmak üzere deÄŸiÅŸmiÅŸti.

Konseyde, topluluklarda, ÅŸurda burada çalışırken hep düşünürdüm ister istemez, bunları yapıyorum ama bana faydası ne diye. İşte o gün faydasını görmüştüm. Yılların çalışmasının mükafatı belki de buydu… Ödül töreni sonrası Bremen Mızıkacıları adlı grupla eÄŸlendi, standları toplayıp otele döndük. Alple ilk iÅŸ
bu haberi 3 yılımızı verdiÄŸimiz siteye, iyte.nete geçmek oldu. Toplu İYTE fotoÄŸrafı ve teknoloji özel ödülümüzle haberi geçtik. Gece 4 olmuÅŸ, biz heyecandan hala uyuyamamıştık. Oysa ertesi gün uçak için 6′da kalkacaktık. Neyse sabah oldu, izmire döndük…

Sonuca gelirsek çok güzel, zorlu ve eğlenceli bir yarışmaydı. Okul yaşamımın en heyecanlı olayıydı. ÖSS, hazırlık finali, vizeler, finaller, proje sunumları, kulup ve konsey işleri, otobüs eylemi () , teknopark ve yüksek lisans mülakatlarını göz önüne aldığımda hiç bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. İnanılmaz bir deneyimdi. Sıtkı Hocamızın birinci sınıftan beri dediği acımasız piyasayı gözlerimizle görme imkanı bulduk. İnşallah gelecek yıl okulumuzdan daha çok arkadaşımız bu yarışmaya katılarak kendi işini kurmak için çaba gösterir.

Kim ne derse desin en azından kendi bölümümde iyi yetiÅŸtirildiÄŸime, yüreklendirildiÄŸime inanıyorum. ÖSS tercihlerim sırasında İYTE’yi ikinci tercihe yazsaydı inanıyorumki ÅŸu an bu satırları yazmak yerine bir ÅŸirkette bir patron için koÅŸuÅŸturuyor olurdum. Mutluyum ve tüm hocalarımıza, özellikle tez hocamız Belgin Ergenç’e teÅŸekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Okulumuzun bu yarışmayı kazanan ve başka yarışmalara katılan, kazan öğrencilerini, mezunlarını, mensuplarını duyurmasını, sahip çıkmasını bekliyorum. Ancak o yönde ne yazıkki bugüne kadar birşeyler eksik kaldı. İYTE bence kendini tanıtmak istemiyor ya da tanıtmayı
beceremiyor. Artık ismi her neyse. Alperen iyte.net’e yazmış, ben de baktım Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi resmi sitesinde anasayfada yayınlamış haberi.(http://www.comu.edu.tr/duyurular/news/news_detail.php?id=3720) Bir de üstüne “Hayatımın Fikri- Gençlik İçin GiriÅŸimcilik” Proje Yarışmasından Öğrencilerimiz Bu Yılda BaÅŸarılı Sonuçlarla Döndüler” demiÅŸler. Pekala bizim okul da “Hayatımın Fikri- Gençlik İçin GiriÅŸimcilik” Proje Yarışmasından Öğrencilerimiz %100 BaÅŸarıyla Döndüler” denebilirdi. Hadi bizimkini geçtim, bilimsel baÅŸarı kazanan arkadaÅŸlarımız bile yayınlanmıyor, anlamıyorum neden, anlamıyorum neden, anlamıyorum neden…

İşte Teknoloji Özel Ödülümüz:

Bu da çekimiz:

Standımız ve biz:

vee ödül alırken:

(Soldan Sırayla  Cüneyt Türktan - Avea CEO, Alperen Aybar, ben, Pınar Kaya - Avea Kurumsal İletişim Direktörü, İbrahim Betil, TOG Yönetim Kurulu Başkanı)

3 Responses to “AVEA Hayatımın Fikri Projesi”

  1. basak Says:

    emraaaahhh!!! süper bişi buuu:)) çok sevindim,bi insanın eline 30000ytllik bi çek bu kadarmı yakışır yahuuu:)
    çok tebrik ederim arkadasım, harika bi baÅŸlangıç…

  2. emrah Says:

    SaÄŸolasın baÅŸakçım, darısı inÅŸallah başına…

  3. emre Says:

    Çok eğlenceli bir yazı olmuş. Şansınız epey yaver gitmiş. :)

    Ödülünüz için de ayrıca tebrikler. Umarım şansınız hep böyle yaver gider.

Leave a Reply