Kendi iÅŸlerimden sonra sıra ablamların evini taşımaya geldi. Dört sene Artvn Hopa’da görev yaptıktan sonra NiÄŸde’ye tayini çıktı. Avea’nın yarışmasından geldikten bir gün sonra (cumartesi günü) Artvin’deki ev sahibinden bir telefon aldık. Telefondaki ses yeni kiracının çarÅŸamba geleceÄŸini söylüyordu. Yani 4 gün sonra! Hemen o gün yola çıkmaya karar verdim. bir iki telefon görüşmesi sonucu NiÄŸde’ye giden arabalarda yer olmadığı gerçeÄŸi ile yüz yüze kaldım. Neyse Aksaray’a giden bir otobüste yer bulabildim. AkÅŸam 20.00′de bindim.
1. Gün: Sabah 7.30 sularında Aksaray’a indim. Oradan da saat:8.30′da NiÄŸde arabasına bindim. NiÄŸde’de hava İzmir’e nispeten serin de olsa sıcak yıprattı ev ararken. AkÅŸam 19 gibi kiralık bir ev bulabildim, kiraladım ve 20.30′da Rize’ye giden otobüse yetiÅŸtim çok şükür.
2. Gün: Saat:12.30 sularında Rize’ye indim. BoÄŸucu bir sıcak vardı. BaÅŸladım NiÄŸde tarafına gidecek kamyon aramaya. Neredeyse tüm Rizeli kamyoncularla konuÅŸtuktan sonra tam ümidimi yitirmiÅŸtim ki Rize çıkışında Konya plakalı bir kamyona denk geldim. Hemen atladım, sordum Konyaya dönecekmiÅŸ, hemen pazarlığı yaptım, iÅŸi baÄŸladım. Hemen atladık Artvin Arhavi’ye gittik. 2 Gürcü amele tuttum. EÅŸyayı yükledik. İlginç olan amelelerin bir tanesinin Gürcistan’da üniversite okumuÅŸ olması, neyse kamyon beni Rize garajına bıraktı. Gece saat:21.30 sularıydı. İndim garajda kimsecikler yok, sadece bir yer açık hemen daldım, sordum, “NiÄŸde’ye araba var mı, Aksaray’a araba var mı, Konya’ya araba var mı, Kayseri’ye araba var mı ” diye muhtemel tüm olasılıkları sorduktan sonra Ankara’ya araba olduÄŸunu ve bir kiÅŸilik yerin olduÄŸu cevabını aldım. Tabii hemen aldım biletimi 22.30′da gelecek otobüsü beklemeye baÅŸladım. Bu arada yazıhanedeki abi her firmanın telefonlarıyla uÄŸraÅŸmaktan bıktığından yakındı, ben de telefonlarıyla hatıra fotoÄŸrafı çektim.

Gelen otobüs Tiflis’ten gelen bir arabaymış. Şöför ve muavinler dahil herkes Gürcüydü. Bi ben Türküm! Su bile isteyemedim. SaÄŸolsunlar onlar da dağıtmadı. İlk mola yerine kadar (Giresun) resmen börttüm
Neyse zaten gördüğüm son mola orasıydı, uykudan resmen bayılmışım.
3. Gün: Sabah 12.00′de Ankara’dayım. Hemen NiÄŸde arabası aramaya koyuldum ama ne mümkün, hepsi dolu en erken ertesi gün var ve ben acilen gitmem lazım, sabaha kamyon gelecek. Aradım, taradım, Mersin’e giden bir arabada yer buldum. “Zengen Makası” denen bir yerde inenceÄŸim oradan NiÄŸde’nin yakın olduÄŸu söylendi. Ben de tamam dedim bindim. Yolda Tuz Gölü’nün yanından geçtik. Resmen kurumuÅŸ göl, aÅŸağıdaki resimde görüldüğü üzere insanlar üzerinde rahatça yürüyebiliyorlar.

Neyse yol bitti gerçekten de dedikleri yerde indim ancak NiÄŸde’ye 48 km uzaklıkta olduÄŸunu orada öğrendim

Neyse bekledim gelen geçen otobüs yok ben de İYTE’den bolca idmanlı olduÄŸum otostop sporuna baÅŸvurdum. 1-2 derken yumurta taşıyan bir kamyonet aldı beni NiÄŸde’ye getirdi… İşleri halletim, ameleleri buldum, kamyonun sabah 5 gibi geleceÄŸini öğrendim. SaÄŸolsun ev sahibimiz iyi bir insan, beni evinde misafir etti.
4. Gün: Sabah 4.30′da uyandım, giyindim, ev sahibim ile kahvaltı ettik. Kamyon 5.30 gibi geldi, amelelerle eÅŸyayı indirdik. Kamyonla helalleÅŸtik, ev sahibiyle vedalaÅŸtık, garaja gittim, niyetim biran evvel izmire dönmekti ancak en erken araba saat:20 de imiÅŸ, eve döndüm bir yattım ki bayılmışım. AkÅŸam üzeri kalıp biraz NiÄŸde turu attım. Bu tur sırasında hala Osmanlı Sancağı görünümündeki ÅŸehirin meydanındaki 16 Türk Devletinin kurucularının heykellerini bir fotoÄŸrafladım.

Sonra otobüse binip İzmire döndüm çok şükür. Bir dahaki maceramızda görüşmek üzere…
İşte bu da dört günü bilançosu:
İzmir - Aksaray -> 692 km
Aksaray - NiÄŸde -> 123 km
NiÄŸde - Rize -> 822 km
Rize - Arhavi -> 80 km
Arhavi - Rize -> 80 km
Rize - Ankara -> 827 km
Ankara - NiÄŸde -> 348 km
Niğde - İzmir -> 799 km
Toplam   3771 km
Alperenle Onur Abi’nin (Onur Günduru) yanındaki staj günlerimizin sonlarına doÄŸru tezi ne konuda yaparız diye kafa patlatıyorduk. GSM üzerine bir ÅŸeylerin hem yaratıcı hem de karlı olduÄŸu konusunda anlaÅŸtık. Tez hocası olarak da Belgin Hocamızı ikna etmeyi baÅŸardık. BaÅŸladık çalışmaya. BaÅŸladık diyorum ama adettendir diye
Neyse günler birbirini kovalar, biz kör topal ilerlerken bir tez toplantısında hocamız can alıcı soruyu sordu: “GSM operatörleriyle görüştünüz mü, görüşmediyseniz nasıl ulaÅŸmayı düşünüyorsunuz?” İşte o anda Alple benim sistem çöktü, yeniden baÅŸlattık para etmedi. Üzgün ve süzgün olarak hocanın odasından çıkıp sınıfa doÄŸru giderken Cihatla Borayı gördük. AfiÅŸ asıyorlardı, gözümüz takıldı afiÅŸe ana o ne Avea’nın logosu. Bu nedir falan dedik, anlattılar saÄŸolsun, böyle bir yarışma var falan diye. Neyse biz de dedik, biz bu yarışmaya gireriz en azından Avea ile iletiÅŸimi saÄŸlarız. Tez hocamıza konuyu açtı, saÄŸolsun sonuna kadar destekledi, yol gösterdi. Belirtilen gün ve saatte (http://forum.iyte.net/showthread.php?t=19715 - 6 Aralık 2007) tanışma toplantısına katıldık. Bize danışmanlık yapacak MG Danışmanlık’tan Gülsüm Hanım, TOG’dan Seval ve Avea’dan Elif Hanım gelmiÅŸlerdi. Herkes hazırlıklar yaparken biz Alple yine deli cesaretimize sığınarak demin saydığım katılımcıların yanında bitiverdik. Selam, kelamdan sonra bizim süper bir fikrimiz var, kesin kazanırız az bizi bi dinleyin dedik. Kelimenin tam anlamıyla ÅŸok geçirdiler. Dilerseniz sunum hazırladık gösterelim dediler. ÅŸaşırdılar, kesin teknoloji ödülü sizin falan dediler. Biz hemen inanamadık tabii ama Allah söyletti sanırım. Günler günler geçti, hem tez hem de iÅŸ planı hazırlama safhası zorlu geçti. 34 sayfalık iÅŸ planını 4-5 kere tekrar tekrar doldurmak baya yıprattı
Sonunda 16 Temmuz 2008 günü 9.00 uçağıyla yola çıktık Alperen, ben. İstanbulda gün, mümtaz, ibrahim ve evrim ile buluştuk otelde. O gün eğitimvari bir çalışma oldu. Eğitimvari diyorum çünkü önceki kazananlar ve kazanamayanlar deneyimlerini paylaştı. Ayrıca kazanırsak sonrasında ne olacak konulu tamamen
duygusal soruların cevaplarını aradık. Eğitim bitti, odalarımıza çekildik ertesi günü karşılaşacağımız jüri üyelerini incelemeye koyulduk.
Yarışma Swiss Otel’de yapılacaktı. Sabahtan Alple kalktık, kahvaltıyı mütakip tezimizin bir kopyasını bastırdık. Artık tüm dökümanlar hazırdı. Takımlarımızı giydik, kağıtlarımızı, afiÅŸleimizi ve bilgisayarlarımızı alıp bizi bekleyen servise atladık. Büyük heyecanla otele ulaÅŸtık standlarımızı hazırladık. Müşteri beklemeye baÅŸladık
Müşteri dediğimtabii jurilerdi. Hepsi önemli, değerli insanlardı. Jurilerimiz:
İbrahim Betil, TOG Yönetim Kurulu Başkanı
Cüneyt Türktan, Avea CEO
Baybars Altuntaş, Deulcom International Yönetim Kurulu Başkanı
Ralf Arditti, TOG Yönetim Kurulu Üyesi
Babür Arslan, Travelium Turizm Acentası Yönetim Kurulu Başkanı
Gila Benmayor, Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı
Gülsüm Çıracı, MG Danışmanlık Sahibi ve Proje Eğitmeni
Ferruh Gök, ITO Yönetim Kurulu Üyesi
Yusuf Güvenç, TOG Genel Müdürü
Bülent Hiçsönmez, Google Türkiye Genel Müdürü
Pınar Kaya, Avea Kurumsal İletişim Direktörü
Aslı Kurul, Endeavor Girişimcilik Hizmetleri Müdürü
Ömer Taviloğlu, Mudo Yönetim Kurulu Üyesi
Baybars AltuntaÅŸ, Ferruh Gök ve Babür Arslan ile görüşmemiz sakin ve iyi gitti. Gila Benmayor çok tatlı ve sıcakkanlı tavırlarıyla dinledi bizi. Gülsüm Abla(Çıracı) juriden çok hoca gibi davrandı, saÄŸolasun tiyolar verdi. Ömer TaviloÄŸlu da sıcak davrandı, en son giderken”ne kadar lazım size” diye sordu. Ben “30000 lira lazım ama 15000 e de fit oluruz “dedim. Sanırım sinirlerim o an biraz boÅŸalmıştı. Ömer Bey ÅŸen bir kahkaha atıp, “bu adama dikkat etmek lazım, çok tehlikeli” deyip Günlerin standına geçti. İbrahim Betil ve Yusuf Güvenç beyler geldi ardından onlar pek üzerinde durmadılar projemizin ancak yine de çok dikkatlice dinlediler. Heyecan bitmemiÅŸti esas projemizi anlatmak istediÄŸimiz Avea CEO Cüneyt Bey’in Pınar Hanımla beraber bir anda standımıza geldiÄŸini gördük. Heyecandan elim ayağıma dolaşıyordu. Projemizi anlatmaya baÅŸladık, Alple. Bir yandan Alp, bir yanda ben yaklaşık 7 aydır hazırlandığımız
anda nefes almadan anlatıyorduk. Teknoparka kabul edildiÄŸimizi, çalışmamızın zaten tezimiz olduÄŸunu, buraya gelerek zaten kazandığımızı, destek almasak bile devam etme azminde olduÄŸumuzu anlattık. Sonunda bazı sorular sordu ve dedi ki “ee sizin ÅŸirketiniz var, belki paranız da vardır, bizden ne bekliyorsunuz”, cevaben biz de “Bizim iyi bir fikrimiz ve sonsuz bir cesaret, sabrımız dışında bir ÅŸeyimiz yok”dedik. Gülümsediler, “tamam, yarışmadan sonra görüşelim” dedi, Pınar Hanım kartını verdi, yarışmadan sonra görüşelim dediler ve gittiler. Sevinçten havaya uçmamak için zor tuttuk kendimizi
Ardından Bülent Bey geldi standımıza. Geldi elini uzattı, “Ben Bülent, Google Türkiye’den”. O an dilim tutuldu. Yıllarca arama motoru diye nicesine sarıldığımızı Google kanlı canlı karşımızdaydı :D:D kısa süren tutulmadan sonra yine Alple bastırdık, ama biraz törpüledi kendisi bizi. Biraz moralimiz bozulsa da gülümsemeye devam ettik, ta ki Ralf Arditti beyle görüşene kadar. Kendisi neredeyse tüm standları dolaÅŸmış olmasına raÄŸmen bize gelmemiÅŸti. Biz de dedik ki o gelmezse biz ona gideriz. Kendisi salonun ortasındaki koltuklarda dinlenirken yanına gittik ve heyecanlı heyecanlı anlatmaya baÅŸladık ki. Can alıcı sorularla bizi bir güzel düzeltti, yıprattı. Ama asla vazgeçmeyeceÄŸiz dedik, tamamdır dedi gitti.
Son juri, son darbe yıkıcıydı
Juri ziyaretleri bitti, juriler toplantıya girdi. Biz de getirilen tabu, wii vs ile takıldık, Alple oteli gezdik. İYTElilerle derin geyiklere girdik. Artık akÅŸam olmuÅŸ, otel içerisindeki Sultan Park’ta ödül töreni hazırlanmıştı. Gittik, İYTEliler olarak bir masa bulduk, çöktük, kaderimizi beklemeye baÅŸladık. Son jürilerden sonra açıkçası umudumuzda ufak da olsa bi zedelenme meydana gelmiÅŸti. Neyse ödül töreninden önce yemekler geldi ama bizim Alple bi kaşık yiyecek halimiz yok. Yemekler geliyor, gidiyor, biz sadece bakıyorduk. Sonunda tören baÅŸladı. Tüm İYTEliler destek hakkı kazanmıştı. Ama bizim ismimiz hala okunmamıştı. Bari sadece destek alsaydık demeye baÅŸladık. Heyecan ve sıkıntı midemizi kemirirken sunucu, “sıra geldi teknoloji özel ödülüne” dedi. O an sanki zaman durdu benim için. Ödül sahibini açıklayacağı zamana kadar geçen süre sanki 1-2 yıl gibiydi. Sunucu “ve ödül izmirin dedi”. O an zaman tekrar akmaya baÅŸladı. Nasıl yerimizden kalktık, sahneye gittik hatırlamıyorum. Sahneden inince ilk iÅŸ aileleri, arkadaÅŸları aramak oldu. O an hayatımızın akışı deÄŸiÅŸmiÅŸti. İdealler için koÅŸmak üzere deÄŸiÅŸmiÅŸti.
Konseyde, topluluklarda, ÅŸurda burada çalışırken hep düşünürdüm ister istemez, bunları yapıyorum ama bana faydası ne diye. İşte o gün faydasını görmüştüm. Yılların çalışmasının mükafatı belki de buydu… Ödül töreni sonrası Bremen Mızıkacıları adlı grupla eÄŸlendi, standları toplayıp otele döndük. Alple ilk iÅŸ
bu haberi 3 yılımızı verdiÄŸimiz siteye, iyte.nete geçmek oldu. Toplu İYTE fotoÄŸrafı ve teknoloji özel ödülümüzle haberi geçtik. Gece 4 olmuÅŸ, biz heyecandan hala uyuyamamıştık. Oysa ertesi gün uçak için 6′da kalkacaktık. Neyse sabah oldu, izmire döndük…
Sonuca gelirsek çok güzel, zorlu ve eğlenceli bir yarışmaydı. Okul yaşamımın en heyecanlı olayıydı. ÖSS, hazırlık finali, vizeler, finaller, proje sunumları, kulup ve konsey işleri, otobüs eylemi () , teknopark ve yüksek lisans mülakatlarını göz önüne aldığımda hiç bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. İnanılmaz bir deneyimdi. Sıtkı Hocamızın birinci sınıftan beri dediği acımasız piyasayı gözlerimizle görme imkanı bulduk. İnşallah gelecek yıl okulumuzdan daha çok arkadaşımız bu yarışmaya katılarak kendi işini kurmak için çaba gösterir.
Kim ne derse desin en azından kendi bölümümde iyi yetiÅŸtirildiÄŸime, yüreklendirildiÄŸime inanıyorum. ÖSS tercihlerim sırasında İYTE’yi ikinci tercihe yazsaydı inanıyorumki ÅŸu an bu satırları yazmak yerine bir ÅŸirkette bir patron için koÅŸuÅŸturuyor olurdum. Mutluyum ve tüm hocalarımıza, özellikle tez hocamız Belgin Ergenç’e teÅŸekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.
Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Okulumuzun bu yarışmayı kazanan ve başka yarışmalara katılan, kazan öğrencilerini, mezunlarını, mensuplarını duyurmasını, sahip çıkmasını bekliyorum. Ancak o yönde ne yazıkki bugüne kadar birşeyler eksik kaldı. İYTE bence kendini tanıtmak istemiyor ya da tanıtmayı
beceremiyor. Artık ismi her neyse. Alperen iyte.net’e yazmış, ben de baktım Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi resmi sitesinde anasayfada yayınlamış haberi.(http://www.comu.edu.tr/duyurular/news/news_detail.php?id=3720) Bir de üstüne “Hayatımın Fikri- Gençlik İçin GiriÅŸimcilik” Proje Yarışmasından Öğrencilerimiz Bu Yılda BaÅŸarılı Sonuçlarla Döndüler” demiÅŸler. Pekala bizim okul da “Hayatımın Fikri- Gençlik İçin GiriÅŸimcilik” Proje Yarışmasından Öğrencilerimiz %100 BaÅŸarıyla Döndüler” denebilirdi. Hadi bizimkini geçtim, bilimsel baÅŸarı kazanan arkadaÅŸlarımız bile yayınlanmıyor, anlamıyorum neden, anlamıyorum neden, anlamıyorum neden…
İşte Teknoloji Özel Ödülümüz:

Bu da çekimiz:

Standımız ve biz:

vee ödül alırken:

(Soldan Sırayla Cüneyt Türktan - Avea CEO, Alperen Aybar, ben, Pınar Kaya - Avea Kurumsal İletişim Direktörü, İbrahim Betil, TOG Yönetim Kurulu Başkanı)
Ev arkadaşım Onur Adsay ile neredeyse bütün kış uğraşarak KOBİler için içerik yönetim sistemi yazdık. Adıyla büyüsün Onur koydu adını WebArtı. Bayağı uğraştık, hele Onur tasarımla resmen boğuştu. Neyse bunu nasıl tanıtırız, nasıl pazarlarız derken, bir duyuru gördük. Okulumuz yani İYTE bir proje pazarı düzenliyordu. Mükemmel yaw. Üniversite-sanayi işbirliği doruk noktasına çıkacak, biz de bundan yararlanacaktık. Başımızı hemen vurduk, akabinde kabul edildik. Sonra onur bir-iki gece sabahlayarak güzel bir afiş yarattı. Aşağıdaki afişi:
ilki 18 Haziran 2008 ÇarÅŸamba günü Makina Mühendisleri Odası’nın Tepekule adındaki kongre merkezinde olacağı, ikincisinin ise 25 Haziran 2008 günü KemalpaÅŸa Organize Sanayi Bölgesi İdaresinin binasında olacağı duyuruldu.
Ödüller de iyi sayılırdı, birinci 1000, ikinci 750, üçüncü ise 500 lira alacaktı.Neyse 18′inde koÅŸa koÅŸa gittik,
Onur’la. Hatta kartvizit bile bastırdık. Hayatımın ilk kartviziti:

Gittik sabahın onunda baÅŸladık beklemeye. 100′den fazla proje vardı. Biz sanayiden insanlar beklerken biz bize takılacağımızı anladık. Gelen giden pek olamadı tabii sanayiden, makina mühendisleri odasından bir-iki kiÅŸi geldi sadece, gerisi İYTEliydi. Yani iyteliler projelerini birbirine anlattı. Sonra birinci, ikinci falan açıklandı. Birinci olan arkadaşın birinciliÄŸini kutlamak lazım, sonuna kadar haketmiÅŸti. Neyse o gün bitti, umutları KemalpaÅŸa’ya baÄŸlayıp sessizce dağıldık.
Ablamın NiÄŸde’ye tayini nedeniyle günü birlik bir Anadolu turundan ayağımın tozuyla KemalpaÅŸa’ya gittik. Hatta o kadarki Ankara - İzmir otobüsünden KemalpaÅŸa kavÅŸağında inip serginin yapılacağı yere gittim. Önemli bir mevzu tabii, tüm KemalpaÅŸa Organizeden sanayici ve kobiler İYTE Proje Pazarı‘na akacak, istediÄŸimiz tanıtımı yapacaktık. Ama İYTE makus talihini orada da yenemedi, İYTEliler birbirine anlattı hikayelerini sabahtan akÅŸama kadar ayakta kaldığımızla kaldık, net bir sonuç elde edilemedi. Umarım gelecek senelerde daha çok pardon birçok sanayicinin ilgisi bu etkinliÄŸe çekilebilir. İYTE hakkettiÄŸi ilgiyi birgün elde eder, umarım.
Bu da o günden bir hatıra, afişimiz ve biz:

YaÄŸmurlu bir gün, 13 Eylül 2002 ‘de girdiÄŸim İYTE’den sıcak bir gün, 27 Haziran 2008′de resmen mezun oldum. Açıkçası diplomayı alana kadar pek inanamadım. Hatta alınca da yerime geçince hemen açıp baktım, arkasına falan baktım, gerçek mi diye
İYTE’de resmen büyümüştüm. Genç bir çocuk olarak girdiÄŸim bu
okuldan olgun, kendine güvenen bir mühendis olarak çıktığımı hissediyorum. Neler neler vardı ki anılarda…
-Mesela hazırlıktaki günlerimiz. Alsancak’ta geçen günler. GeyiÄŸin haddi hesabı yoktu. Ha bi de gözümüz yüksekteydi, girip ortalamanın dibine vuracaktık. Anadolu Halkbilim AraÅŸtırma ve Tanıtma TopluluÄŸu kısaca AHAT dediÄŸimiz bir topluluk hayalimiz vardı. Eskileri yaÅŸatacaktık, herÅŸey hazır gibiydi, kurucular,
yapılacaklar vs vs. Günler geçti.
-Lisansa baÅŸladık, tabii lisans bizi tren çarpmışa döndürdü. Ne idealler kaldı geride, ne de topluluklar… Birinci sınıf kabus gibiydi. İlk dönem 1.34, ikinci dönem ise 0.4 ile bir rekora imza atmıştım. DoÄŸal olarak toplamda 0.89 GCPA ile çakmıştım. Öğrenim hayatımda ilk defa tam anlamıyla dibe vurmuÅŸtum. O yıl ablamın da tayini çıkınca sanki herÅŸey üzerime yıkılmıştı.
-Ertesi sene saÄŸolsun Cüneytle kalmaya baÅŸladık. Sınıfta kalmıştım, ailem yanımda deÄŸildi, kalbimin bir kısmı yıkık baÅŸladım o seneye. Sınıf arkadaÅŸlarımın büyük bir kısmı üst sınıfa geçmiÅŸti. Tam bir umutsuzluk. İlk dönem zaten 4 dersim vardı, intro, c, calculus, fizik. Bi de ben calculusla C’yi yükseltmek için
almıştım. calculus dd idi, dc ye yükselebilmiştim. Neredeyse her gün evdeydim. Birde 256 k internet bağlatmıştık. Şu anki ünlü göbeğim işte o günlerde zuhur etmişti
Neyse lafı uzatmayayım Cüneyt, Allah razı olsun çok destek oldu kendimi toparlamamda. Dibe vurmuÅŸken su yüzüne çıkarttı. O günlerde Emel çıktı karşıma ve beni ayaÄŸa kaldırdı. Yine o yıl Alperen’i tanıdım, iyte.net kurulmuÅŸtu.
-İkinci sınıfa geçtim. O sene Alperenle öğrenci topluluğu kurmaya karar verdik. İYTE Tanıtma Topluluğu tüzüğü hazırdı. Bülent Abiye gittik, bize girişimtopluluğunu almamızı önerdi. Gittik almaya, genel kurul yapacağımız gün deprem oldu
günler geçti, cüneytle yurda çıktık, yurt macerası başladı. Survivor İYTE
iyte.net büyüdü gelişti, biz de onunla büyüdük. İlkleri gerçekleştirdik, ama hep ilkler acı verdi. Bu öldümeyen acılar, geliştirdi, güçlendirdi.
-Üçüncü sınıfta hala yurttaydım. Sorunlar diz boyu ama bir önceye göre daha iyiydik. Konsey başkanlığına soyundum. Aynı anda başkanlık, haftasonu part-time gazetede çalışmak, bi de konserdi oydu buydu hadi etkinlik yapak demeler resmen beni bitirdi. Dersler cabası.
-Dördüncü sınıf nasıl geçti anlamadım. Söylemem lazım, üçüncü sınıf sonunda ilk sene çaktığım için yurttan çıkarttılar. Napcaz netcez derken onur ve ersinle urladaki eve çıktık. Öğrencilik hayatımın bence en güzel senesiydi. Evde kalmak, gelen giden, kafan rahat. Aralığa kadar başkanlığı sürdürdük, eylem falan,
filan derken o dönem bitti. Sonra hayatımın ilk işinden istifa ettim
Zaman yetmiyordu, son bir ay kala ayrıldım gazeteden… Tabii her güzel ÅŸeyin bir sonu olur misali sene bitti, evi boÅŸaltmak ve eski haline döndürmek bir hayli zordu. Ayrıca ev sahibinin bir ay kala eve gelip çökmesi, sinirlerimi yıprattı. Evden gönderinceye kadar o kadar uÄŸraÅŸtım ki anlatamam. Zira kendisine aralıksız 5 saat laf saydım ve gönderdim çok şükür. Velhasıl kelam, uzun ve yorucu bir altı sene sonunda bitirdik bu okulu. Ama kesti mi, kesmedi. MazoÅŸist diplomamızı almayı mütakip koÅŸa koÅŸa yüksek mazoÅŸistlik sınavına girdik
iki yıl önce deselerdi ki dediler yüksek yapacak mısın diye gülerdim ve dalga geçerdim ki yaptım. Ama şimdi yüksek lisans mülakatını kazandım ve başlayacağım. Ne demişler ne oldum değil, ne olacağım
Mezuniyet törenimizden iki kare:

Tüm Lisans Mezunlarımız…

O an: Diploma mutluluÄŸu
Windows’ta kurulu bir Apache sunucunuz var ve URL rewriting yapayım diyorsanız yapmanız gereken tek ÅŸey sunucu dosyalarınızın bulunduÄŸu yerde conf klasörünü bulmak ve bu klasörün içindeki httpd.conf dosyasını herhangi bir metin editörüyle -mesela notepad- açmak. Bu noktadan sonra sözkonusu dosya içindeki LoadModule rewrite_module modules/mod_rewrite.so
satırı bulun ve bu satırın başındaki ‘#’ iÅŸaretini kaldırın. Sunucunuzu yeniden baÅŸlatın. Artık istediÄŸini gibi çalışabilirsiniz.
Neredeyse 1 ay oluyor sevgili günlüğüme birÅŸeyler yazmayalı. Neler oldu neler… Mezun oldum. Evet ÅŸaka gibi, bi ara hiç bitmeyecek sanmıştım. O kadar uzun gelmiÅŸti bana. Tıp okusam doktor çıkardım, 6 yıl okudum dile kolay. Urladaki evi boÅŸalttık, ilk haline getirmek uzun zaman aldı gerçekten
Onurla Proje Pazarına katıldık, ayrıntılar ilerleyen günlerde.. Vs vs
Beklenen XP Service Pack 3 Türkçe sürümünü buradan indirebilirsiniz.
En hızlı disk
Dünyanın önde gelen üreticilerinden Western Digital, dünyanın en hızlı sata sabit sürücüsü WD VELOCIRAPTOR’u geçtiÄŸimiz günlerde piyasaya sürdü.. Hız tutkunlarının ve kurumsal müşterilerin yüksek performanslı yeni favorisi olması düşünülen yeni ürün, 10.000 RPM, SATA 3 Gb/s arabirim ve 16 MB önbellek ile ÅŸaşırtıcı bir performans sunuyor. Ayrıca sürücüyü ekstra soÄŸuk tutan, dahili bir soÄŸutucuya sahip 3,5 inçlik bir IcePack montaj gövdesi ve titreÅŸime dayanıklı yapısı ürünün daha güvenilir bir sabit disk olduÄŸunun göstergeleri. Önümüzdeki günlerde ülkemizde de satışa sunulacak olan 300 gigabayt kapasiteli WD VELOCIRAPTOR yaklaşık 329 dolar fiyatla raflarda yerini alacak.
Yeni
geldi
Linux tabanlı iÅŸletim sistemlerinden Ubuntu’nun son sürümü 8.04 LTS’nin duyurusu yapıldı. Yaklaşık bir aydır Beta sürümüyle test edilen sistem, beraberinde Gnome 2.22 masaüstü, Firefox 3 (Beta 5), PulseAudio müzik sunucusu, Transmission BitTorrent, Brasero CD yazma programı ve aynı disk bölümüne birden fazla iÅŸletim sistemi kurulmasına olanak saÄŸlayan Wubi desteÄŸi gibi dikkat çekici uygulamalar içeriyor.
Bütün dosyalarımız internette
Microsoft, Live Mesh adını verdiği yeni hizmetiyle artık birden fazla elektronik cihaz üzerinden internet üzerindeki kişisel ağımıza erişebileceğiz.Web tabanlı bir işletim sistemi gibi düşünebileceğiniz sistem sayesinde kullanıcılar evdeki masaüstü bilgisayar, dizüstü, işteki bilgisayarı, avuç içi cihazlar ve hatta oyun konsolları gibi farklı cihazlarını internet üzerinden tek bir ağa bağlayabilecek. Bu ağ sadece kişiye özel olacak ve tüm dosyalarınız ağ üzerindeki bir klasörde tutulacak. Dilediğiniz yer ve dilediğiniz cihaz üzerinden internet ile bu dosyalarınıza erişebileceksiniz. Verileriniz tüm cihazlarınız için senkronize olacak şekilde tutulacak.
Devise a polling-based solution to measure potantiometer voltage and show the result in decimal form over two 7-segment displays via 8051, ADC and potantiometer.
Simulasyon:
http://www.youtube.com/watch?v=QuGonT2EImY
ASM Code:
;p2.6=WR (start conversion needs to L-to-H pulse)
;p2.7 When low, end-of-conversion)
;p2.5=RD (a H-to-L will read the data from ADC chip)
;p1.0 – P1.7= D0 - D7 of the ADC804
;
MOV P1,#0FFH ; make P1 = input
BACK: CLR P2.6 ;WR = 0
SETB P2.6 ;WR = 1 L-to-H to start conversion
HERE: JB P2.7,HERE ;wait for end of conversion
CLR P2.5 ;conversion finished, enable RD
MOV A,P1 ;read the data
ACALL CONVERSION ;hex-to-ASCII conversion
SETB p2.5 ;make RD=1 for next round
SJMP BACK
CONVERSION:
MOV B, #5
DIV AB
MOV B,#10 ; Assign decimal 10 to b register
DIV AB ; In order to find tenths divide A to 10 which is B
CALL LOOK_UP ; Go to LOOKUP
MOV P0,A ; Send A to P0 first output for 7-segment 1.
MOV A,B
CALL LOOK_UP
MOV P3,A ; Send A to P3 first output for 7-segment 2.
JMP HERE
LOOK_UP:
INC A ; In order to skip RET increment A.
MOVC A, @A+PC ; Go to A’s address in lookup table.
RET
TABLE: DB 129
DB 183
DB 194
DB 146
DB 180
DB 152
DB 136
DB 179
DB 128
DB 144
END
Özellikle Excel’de yapılan ödevlerinizi kontrol eden cins asistanlarınız, belgeyi son kaydeden kiÅŸinin aynı olup olmadığına bakıyorsa iÅŸte size, çözüm. Office’in yazar bilgisini deÄŸiÅŸtirerek hocanızı atlatabilirsiniz.
1- BaÅŸlat’tan Çalıştır’ı tıklayın ya da Windows+R tuÅŸ kombinasyonunu kullanın.
2- Gelen ekrana “regedit” yazın “tamam” deyin.
3- Gelen ekranın sol tarafındaki listeden “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Office\11.0\Common\UserInfo” konumunu bulun
4- “UserInfo” nun üzerine saÄŸ tıklayıp “Yeniden Adlandır”ı seçin ya da F2′ye tıklayın.
5- Her hangi bir ÅŸekilde ismi deÄŸiÅŸtirin mesela “OldUserInfo”, “Tamam” deyin.
6- Programdan çıkın.
Office i yeniden başlattığınızda yeni kullanıcı isminizi soracak. İstediğiniz ismi girin. İşlem tamam.
Tabi, bu işlem başka bir makina olmadığında uygulayabileceğiniz bir yöntem. Başka bir makina varsa tabii bu kadar uğraşmayın, atın ona halledin.
Bu bilgiyi bulmamda yardımcı olan ev kardeÅŸim Ersin’e çok teÅŸekkür ederim.
Son Yorumlar